Friday, June 10, 2011

Polonezköy (Adampol)


Geçtiğimiz pazar ne yapsak diye düşünüyorduk..Kiraz Festivalini duyunca Polonezköy'e gidelim dedik.
Evden çıkışımız 11'i bulduğundan Kavacık'tan sonra inanılmaz bir trafiğe kaldık.
Doğanın güzelliği ve festival bizi yarı yoldan dönmekten alıkoydu ve
Polonezköy'e ulaştık.



Arabadan kendimizi atar atmaz sabah kahvemizi içmek için meydandaki kahveye doğru yürümeye başladık.
Servisin yavaş , kahvenin soğuk olması bile keyfimizi kaçıramadı.
Biraz soluklanıp gösterilerin başlamasını bekledik..



Çevreme bakarken yan masamızdaki bayan dikkatimi çekti.
Gazetesinin yanında gazoz içmesi, hala saatle işinin olması masadan masaya insana nasıl da yaşama sevinci aktarıyordu..


Diğer yanımızda da  ateşli bir mücadele devam ediyordu. 
"Kol altında tavla" çekebilir miyim acaba diye beklerken anonslar yapılmaya başlamıştı,
bizde yavaş yavaş toparlanmaya başladık.


Gösterilerin yapılacağı alanda ekip son hazırlıklarını yaparken  ise..


Bir kaç metre uzakta el yapımı kolye ve küpeler seçiliyordu..



Hemen arkalarından ise hızlı adımlarla izleyicilere dağıtılacak olan kirazlar yetiştiriliyordu..


Başka bir tezgahda ise zaman durmuş, Ebrulu bir hal almıştı..

Gösteriler sonunda başladı.. Bir süre sonra da kirazlar dağıtılmaya..






Her şey çok güzel ve renkliydi...


Sadece bu yaşlı amcanın gözlerindeki hüzün dışında..


Hafta sonu ne yapsan diye düşünenlere selam olsun...


Galata Kulesi ( Galata Tower)


Yıllardır çıkmak isteyipte çıkamadığım Galata Kulesine giden dar sokakların birindeyiz..


Dar sokakların sonunda bir mucize gibi yükseliyor kule..


Daha önce çıkmış olanlarda da benim gibi ilk kez çıkanlarda da aynı heyecan,
çıkmaya başlıyoruz merdivenleri


Her zaman olduğu gibi Zeynep kısa boşlukları hemen değerlendirip, 
başlıyor bize kısa bir tarihçe vermeye..


Son derece hızlı ilerleyen ve benim gibi kapalı ve dar mekanlarda bulunmaktan hoşlanmayan birini bile tedirgin etmeyen asönsörden indiğinizde ise karşınıza bu görüntü çıkıyor..
Etkileniyoruz...

Bir iki basamak daha tırmanıyorsunuz sonrasında ve..

Başlıyor Panaromik İstanbul Turumuz..





 Arkamızdaki kalabalıktan dolayı hızlı hızlı fotoğraflamaya çalışıyoruz manzarayı..


Hızlı adımlarla ilerlerken  tanıdık bir objektifle karşılaşıyor ve..
 selamlaşıyoruz...


Daha rahat bir zamanda bir de yemek için gelmeyi düşünüyoruz ...


Sanırım herkesde aynı şey oluyor..
Asansörden iner inmez manzarayı bir an önce görmek için sabırsızlandığınızdan detayları yazılanları es geçiyorsunuz.
Dönüş için asansörü beklerken ise başlıyorsunuz etrafınıza alıcı gözle bakmaya..


Sanırım sıcaktan olacak kültür turumuzun son anlarını pek hatırlayamıyorum..

Sadece fotoğrafları aktarırken o anlara dair  küçük bir ipucu buluyorum... :)

Herkese iyi haftasonları...

P.S : Polonezköy fotoğraflarımı yetiştirmeye uğraşıyorum..

Friday, June 3, 2011

Kariye Müzesi.. The Chora Museum





Bu haftada da BİZ..


Kariye Müzesi'ndeydik....

       


Baharın sonunda gelmiş olduğundan mı, dar sokakların sonunda hiç beklemediğiniz bir şekilde karşınıza çıkmasından mı daha görür görmez etkilendik Kariye'den..

Bu hafta iki rehberimiz vardı..
Zeynep ve Ahmet farklı bakış açılarıyla yapının tarihçesini  anlatmaya başladılar ..

Onları dinleyerek müzenin bahçesinde ilerlemeye başladık..
İçeri girdiğimizde ise hangi yöne, hangi detaya nasıl yapsakda atlamadan baksak şaşırdık...


Müzede pek çok sahne vardı...
 Zeynep ile Ahmet bize zaman kısıtlamamızdan dolayı  bir kaçını özetlemek zorunda kaldılar..



Bana en ilginç gelenlerden biri de mozaiklerin yapımını üstlenen kişininde küçük bir figürünün sahnede yer almasıydı. Para her dönemde gücünü gösteriyordu..


Başımızı yukarılardan indirmeye başladığımızda ise hoş detayların devam ettiğini gördük. Zeminde kullanılan taşların kesiminde ve birleşim noktalarında bile müthiş bir güzellik vardı.



Ve başladık ortaya çıkan desenlerden tahmin yürütmeye...


Hediyelik eşya satış bölümü de müzenin görülmeye değer eğlenceli yerlerinden biriydi. (Normalde çok sıkıcı ve zevksiz bulurum hediyelik eşya bölümlerini. ) Son derece mekana özgü ve yaratıcı tasarımlar bulunuyordu.

Bu bölümden isteyen mozaiklere farklı bir bakış açısı  getirmeye  çalışabileceği  Mozaik kitabı alabilir

İstemeyen  ise  bir "hava" alıp çıkabilirdi...




İyi Tatilller...


Monday, May 30, 2011

Yeni Camii - Valide Sultan Camii

 Geçtiğimiz hafta kültür turlarımızın üçüncüsünü gerçekleştirdik.. 
17 yy'da ..Yeni Camii'ndeydik.
 

Zeynep'den aldığımız bilgilere göre
Yeni Camii - Valide Sultan Cami'nin yapımının tamamlanması çok uzun zaman almış.


Sultan III. Murat'ın eşi Safiye Sultan'ın emri ile yapımı 1597'de başlayan caminin tamamlanması 
1663 yılını bulmuş. 




Eminönü'nün kalabalığından dolayı itiraf etmeli ki bu gezimizde mimariye yoğunlaşmamız epey güç oldu.
Belki daha sakin bir zamanda tekrar gitmeli, detaylara tekrar bakmalı.

Bu gezimizdeki hikaye kahramanlarım sol köşedeki bu iki ufaklıktı..
Cemaatten çaktırmadan uzaklaşma gayreti içindeydiler ve akıllarından geçen muzurluklar yüzlerinden okunuyordu.

Fotoğraflarımızı çekip dışarı çıktığımda ise zamanda  yolculuk yapmış gibi hissettim  kendimi birden. 
Sanki kaçan o ufaklıklar büyümüşler de haylazlık yaptıkları yerlere bir de alıcı gözle bakıyorlardı..
gider ayak..



Herkese iyi haftalar..  :)


Monday, May 23, 2011

Kıskanılası dostluklar..


Bu fotoğraf sokakta gördüğü köpeklerden  ayrılmak istemeyen oğlum Bulut'a olsun..
(This photo for my son Bulut who doesnt want to leave dogs on the streets.. )