Showing posts with label şamutlu çamur. Show all posts
Showing posts with label şamutlu çamur. Show all posts

Tuesday, November 16, 2010

BULUT'UN ÇİFTLİĞİ ( My Son's Farm)

Seramikle tanıştıktan 2 yıl sonra oğlum Bulut dünyaya geldi. Doğum sonrasında 9 ay oğluma zaman ayırmak, onun bakımıyla uğraşmak istedim.

Bulut her ne kadar günümü gecemi doldurduysa da bir kere elim çamura değmişti ve bir şeyler beni huzursuzlandırıyordu. Seramikten uzak kaldığım zamanın acısını çıkarmak istiyordum ama oğlumuda ihmal edemezdim. Hem kendim hem onun için bir şeyler yapabilirmiydim.

Atölyeye bir kaç saatliğine uğramaya karar verdim. Neler yapabilirim, nasıl devam edebilirim konuşmak istedim.  Ve çıktığımda karar vermiştim. Bulut'un uyku saatlerinde atölyeye gidebilir, fırsat buldukça da evde birşeyler yapabilirdim.

Bebeği olanlar bilir, bebeklerin  ilk dönemlerdeki oyuncakların, bodylerin, battaniyelerin hepsinde hayvan figürleri vardır.Hem çevremi saran Bulut'un eşyalarının etkisi hem de hayvanları çok sevmem ama en çok da ilerde bu dönemin güzel birer anısı olsunlar diye minik hayvan figürleri yapmaya karar verdim.

İlk yaptığım figürler lohusalığın verdiği duygusallıkla  hep anne ve  bebeği  şeklindeydi. Bir süre bağımsız figürlere elim gitmedi. Belki bıraksalar yatarken onlarında üstünü örtebilirdim.



Zamanla bebek hayvanları büyütmeye, annelerinden ayırmaya başladım. Anı olsun diye başladığım çalışma inanılmaz hoşuma gitmeye başladı. Şimdiden 15'i buldu minik hayvanlarımız. ve sanırım oğlumun yemin töreninde de bunlardan yapıyor olacağım. Koleksiyonumuzun sırlanmış yeni fotoğrafları zamanla paylaşılacaktır. Bizi izleyin.. :))

TAVUSKUŞU ( Peacock )


Seramikle tanıştıktan kısa süre sonra izlediğim bir sergide sırların uçsuz bucaksız dünyasını keşfettim.
Yalın bir formun sırla son derece ihtişamlı bir hal alması çok şaşırtıcıydı.

İlk fırsatta rengiyle öne çıkan bir şeyler yapmam gerekiyordu.
Düşünme-araştırma sürecinden sonra Tavuskuşu duvar panosu yapmaya karar verdim.
Bu çalışma da bana Sır'ın sırrını, son sözü kendisinin söylediğini öğretti.

Tavuskuşunun yapım aşamaları tek kelimeyle harikaydı. Öğrendiklerimi uyguluyordum, doku denemelerine başlıyordum. Ve yaptıklarım çok içime siniyordu.  Biskivü pişiriminden sonra ise ellerim onu sırlamak için sabırsızlanıyordu.


Tavuskuşumu  büyük bir keyifle sırladım ve yeni yapacağım işi düşünmeye başladım. Sonuçta sadece fırından çıkmasını beklemek kalmıştı.

Fırından çıkan tavuskuşunu ilk gördüğümde hissettiklerimi ise herhalde hiç unutamıyacağım.
Benim göz alıcı kibirli kuşum 100 derecede yıkanmış narin bir kumaş gibi çıkmıştı fırından !

Hemen atölyedeki şüpheli olabilecek kişileri düşünmeye başladım. Sonuçta biri fırına girip tavuskuşumun renklerini , huyunu suyunu değiştirmiş olmalıydı.


Durumu kabullenip, sırların ve fırının önünde eğilmem biraz zaman aldı. Sonrasında da sır denemelerine başladım.

Sayısını yazamıyacağım hayal kırıklıklarımdan sonra ise Tavuşkuşum tüylerini bir yelpaze gibi açtı, renkleri canlandı, gözleri parladı ve şimdi Bodrum'da bir sanatseverin evinde mağrur bir şekilde duruyor.




İstanbul'dan selam olsun ona...

şeytan azapta gerek..

Seramikle geçen 2 günden sonra kendimi çamurla her şeyi yapabilecekmiş gibi hissediyordum..
Önceden düşünmeme bile gerek kalmadan çamur bana ne yapman gerektiği hakkında fikir veriyor ve ben de çamura uygun şekilleri veriyordum.

Atölyedeki diğer kişilerin yaptıklarını da gözlemeden edemiyordum. Sanırım öğrenmem gereken 2  yöntem daha kalmıştı . Biraz sıkıcı gözükmekle birlikte son derece basit gözüküyordu. !
Nasıl olsa ben, elle şekillendirmeyi  sevmiştim ve o iki yöntemi de öğrenip geçecektim.

Tabi nereden bilebilirdim ki beni bekleyenleri...

Sahne 2 : Sucuk yöntemi !!!
El ile şekillendirilmiş belirli kalınlıktaki sucukların (çubuk veya fitil de deniyor) bir araya getirilmesiyle formların elde edilmesi yöntemi.

Ne kadar basit değil mi ?

Kısa bir teorik bilgiden sonra hemen elime çamuru aldım.
Biran önce bitirip elle şekillendirmeye devam etmek istiyorum ya, hızlı hızlı çamuru masada yuvarlamaya başladım.

Neden izlediğim gibi kolay ve çabuk yapamıyordum!

Çamuru aynı yerden almıştım.. yuvarlama haraketlerimiz aynıydı..
Ne tek tip yapabiliyordum, ne de istediğim uzunlukla..
Tam çamurla tanışmış, birbirimize ısınmışken bu teknikte  neydi böyle !

"Çamura yatıp" kendime yeni bir hobi mi bulsam ?

Sonuç olarak 3 ders boyunca inat ettim ve bu sucuk yöntemini kullanarak bir obje yapmayı başardım.

Hala konuyla ilgili  fikrim değişmedi bu 4 yıldaki yaptığım en zor objeydi.
Seramik gibi uçsuz bucaksız ve sırlarla yolu dünyada , daha yolun çok başında da olsam büyük büyük heykeller yapmaya cesaretim var da, bu sucuk işine girmeye bir daha gücüm yok !

Merak edenlere ise işte yaptığım çalışma.. Sadece 8 cm yüksekliğinde ve 11 cm uzunluğunda. :)



Not : Çalışmamda şamotlu çamur kullandım. Sırlamak  istemeyip bisküvi pişiriminden sonraki haliyle bıraktım.

ÇAMURA ŞAPKA ÇIKARMAK... ( Respect for Clay.. )

İlk çamuru elime aldığımda fark ettiğim ne yapmak istediğimi bilmediğimdi.


Ne yapacaktım ki şimdi ?

Ürkek ürkek çamura şekil vermeye başladım.
Seramiğe ilk başlayanlar çoğunlukla kase, tabak ..vb objeler yapmayı denelermiş. Ben de elimle kase tarzı bir şeyler yapmaya çalışıyordum. Tam ters çevirmiş yaptığım objenin alt kısımlarını düzeltmeye başlıyordum ki çamur şapkaya dönüşüverdi !

Çok hoşuma gitmişti. Hatta o geceki en önemli işimin o şapkayı tamamlamak olduğunu hissettim. Kurdelası, fiyongu derken zaman nasıl geçti anlayamadım.

Atölyeden çıktığımda ise  ne kadar mutlu olduğuma şaşırdım..

Bir şapka bu kadar mutlu edebilir miydi insanı ?

Bu işte başka bir iş mi vardı ?





The first thing that i realized when i  touched to clay was i did not know what i want to do with clay.
I started to form the clay timidly..
First of all people  who just start pottery try to make bowl,  vase. etc. and i  tried to make bowl too.
When i turned to bowl to reshape , suddenly my bowl transformed to hat !
I liked it and i felt that  my the most important  work was to complite my hat  that night.
I didn’t understand how  the time passed.
When i finished first course day, i  was  so happy.
Is a simple hat capable to make people happy too much?



Not : Çalışmamda şamutlu çamur kullandım. Bisküvi pişiriminden sonra Botz'un 9531 numaralı Anemone sırrı ile sırladım.  ( For this work i used Botz 9531 glaze )