Showing posts with label shopping in Vietnam. Show all posts
Showing posts with label shopping in Vietnam. Show all posts

Monday, June 25, 2012

Sonunda yakaladım "Rambutan"


Tropikal meyveleri yazmaya başladığımdan beri arıyorum “saçaklıyı”
ama bir türlü markette bulamıyorum.
En son konservesini görünce iyice sinirlendim.




Çünkü yer gök kabuklarıyla dolu.





Galiba mevsimi geldi.
Evde konuşuyoruz
“rambutanlarda çıkmış, gördün mü?”
“gördüm, gördüm..bu yıl biraz pahalı galiba..yağmur az oldu ya bu sene ondandır”
şeklinde değil tabii..
“bir türlü bulamıyorum..şu kırmızı saçak saçak olan meyveleri markette” daha doğru bir anlatım olacak :)
neyse sonunda buldum anlayacağınız..
böyle yan yana da biraz ürkütücü duruyorlar ama
bence diğer fotoğraflarda fikriniz değişebilir




değişmeye de bilir..
tabakta da pek estetik durmuyorlar.
ama gözünüz alışınca da, en azından bana öyle oldu, insana sempatik geliyorlar.






“saçaklının” gerçek adı “rambutan”
 ve ben farkında olmadan ona doğru ismi vermişim .
Vietnam’da ona “chôm chôm” deniyor
(sanmayın ki duyduklarımdan bu tespitim, açtım Wikipediaya baktım)
 dağınık tüylü anlamına geliyormuş.
saçakları ne diken diken, ne de tüysü..
o nedenle insanı huylandırmıyor.
Gelelim içine…




Bu da soyması süper zevkli tropical meyvelerimizden.
Ufak bir kesik at kabuğuna,ayır ikiye, içinden beyaz kısmı hemen çıkıversin…tak !
Ben ki mutfaktaki rutin, tekrara dayalı  işleri hiç sevmem (bamya ayıklamak, sarma sarmak..vs), saçaklıyı soymasını çok seviyorum. Getirin önüme 3 kilo ayıklayıp ikram edeyim size :)
Fotoğrafını çekerken fark ettim;
ikiye ayrılınca kabuğu baykuşa benzemiyor mu ?
Benzetemeyenler için de biraz yardımcı olayım :) 





Tadına gelince, ilk bir şeye benzetememiştim ama şimdi oldukça seviyorum.
Bol sulu..az şekerli, hafif ..
istediğin kadar yiyebiliyorsun insanı hiç rahatsız etmiyor.




Bir de unutmadan içinde büyük bir çekirdeği var.
Aman dikkat edin yerken boğazınıza kaçmasın :) 




Bu meyveyle tropical meyvelere ara veriyorum..
Hem sanırım en ilginçlerini sizlerle paylaştım..hem de markette artık rahat rahat ,diğer bir değişle market poşetleri yanında bir de fotoğraf makinesi taşımadan, dolaşmak istiyorum :)
Haydii..hepimize güzel bir hafta diliyorum !

…………

Since i have written about tropical fruits, i have also tried to find “rambutan”
And at last i found them and now i can share their photos with you.
i think rambutan’s season has just started because everywhere full of its sheels.
Firstly you may find their appearance strange but when you adjust them you may also find them sweet..or you may not..:)
In Viet nam it’s called “chom chom”  which means “messy hair”. i think this name is really good to describe it and also i’ve called rambutan with a word which has same meaning in Turkish
Rambutan’s shell is soft and you can peel it easily and  now i find  it’s taste quite nice, although i did not like it before. İt is juicy..slightly sweetened and light.
Finally i have to inform you that do not forget it’s big kernel which can run away to your throat :)
I will have a break to share tropical fruits with you. Because i think i’ve already shared with you most interestings fruits and also i want to feel relax and comfortable (means without camera, besides shoping bags) in supermarkets :)
Wishing you a happy week !

Monday, June 18, 2012

Dragon Fruit



Ben bu fotoğrafı 2 yıl önce Amsterdam'da çekmiştim bugünlerimden habersiz :)
Şimdi ise Vietnam'dan aynı meyvenin fotoğraflarını paylaşıyorum sizlerle.
Hayat gerçekten sürprizlerle dolu :)




Neyse sadede, Dragon Fruit'e geleyim...
Ben bu meyveyi görür görmez çok sevdim.
Formu renkleri ne kadar özel değil mi ?
İnsanın yemeden önce bir süre izleyesi geliyor





sevdiğim diğer bir özelliğide
diğer tropikal meyvelerin aksine
soyarken insana kendini acemi hissettirmemesi !
Neredeyse tek bir hareketle
Vietnamlılara taş çıkartırcasına soyabiliyorsunuz.




Kabuğu yumuşak ve iç kısmı da lifli.
Kabuktaki bu lifler yer yer yenen beyaz kısmında kalıyor
Ben bu incecik pembe lifleri çok estetik buluyorum beyazın üzerinde.


 

Uzun lafın kısası
içi dışı ayrı güzel bu Dragon Fruit 'in !

 
Tadına gelince de
son derece hafif ve lezzetli.
Kivi gibi görünse de iç kısmı, çok daha hafif ve bol sulu bir meyve.
Henüz araştırmadım ama az kalorili olduğunu umarak yiyoruz biz




Hepinize çok güzel bir hafta diliyorum..:)

...........

I had taken first photo in Amsterdam 2 years ago and now i am sharing same fruit’s photos with you from Vietnam. The life is really full of surprises J
Anyway let me mention about Dragon Fruit. I love this fruit,especially it’s form and amazing colours.
You want to watch it while before you eat.
Another feature which i like that you can easily peel it unlike other tropical fruits.
Outer part of the fruit is soft and fibrous .
I find these tiny pink  fibers on the white parts of fruit very aesthetic.
Beside it’s appearance, its taste is also extremely light and delicious. Although  the inner part of fruit seems like the Kiwi, it’s taste is much lighter than Kiwi
I have not searched it yet but we hope that it has  low-calorie.

I wish you all a very good week :)

Friday, June 8, 2012

mangosteen nam-ı diğer "elleme oğlum"


Yoğun istek üzerine…
tropikal meyvelerimizin içini çekmeye başladım.
işte ilk sırada daha önce bahsettiğim
mangosteen
nam-ı diğer
“elleme oğlum” :) 




ben bu meyvenin üst kısmına bayılıyorum.
sanki biri üzerilerine tek tek yapıştırmış çiçekleri..




ve içini merak edenler için
perde açılıyooooor….




dış kabuğu odunumsu
hatta bazılarını bıçakla kesmek oldukça zor
ben üzeri yeşil olanları seçmiştim fotoğraflarda renk  olsun diye,
farkında olmadan tazelerini almışım :)
arada güzel durur diye aldığım koyu renkler ise tamamen
manavların kakalamaya çalışacağı cinsten




içindeki yenen kısım
sarımsağa benziyor görüntü olarak, diş diş
ama kokusu başka
insanı rahatsız etmiyor




iç kısmı kabuktan ayırdıktan sonra iş oldukça zor.
mesela benim bu soyduğum beşinci meyve
o kadar kaygan ki elimden hepsi fırladı gitti.
mesela evde kedi-köpek besliyorsanız süper,
siz soymaya başlayın, onlar havada kapsın iç kısmını.
kedi-köpek beslemiyorsanız, küçük çocuğunuzda aynı işi görür.
çocukta tek sorun yakaladığını geri getirmemesi :) )




işte böyle..
tadı nasıl derseniz, ben de pek iz bırakmadı..
tatlımsı ve sulu falan ama pek sevmedim galiba..
dragon fruit ve “saçaklı”dan sonra şansı yok bizim evde
onlarda çok yakında
burada..




Yapımda ve yayında emeği geçen herkese teşekkür eder
iyi tatiller dilerim :) 





 ...............
i decided to  take insides of tropical fruits’s photos due to my followers and friends demands and i am starting with mangosteen which was called “ do not touch my son ” by me (because when i was buying these fruit, my son Bulut had touched every fruit which made me crazy..so i gave these fruit this name :))
firstly, I love the tops of the fruits
(they seem like somebody sticked the flowers on  fruits )
it’s outer shell is woody
even to cut some of them are very difficult  with a knife
i chose the green ones to take colourful photograps
meanwhile  i got freshest without being aware
inside of the fruit seems like a garlic but smells is different
it’s very difficult  to  separate the inside of the shell which is very slippery.
It would be good idea doing this job together with a dog or cat who can catch the jumped fruits
if i mention its taste, Although it is sweet and juicy, i dont like it very much.
i think it has no chance in our home if we compare it with dragon fruit…
……
wishing you a happy weekend :)

Thursday, June 7, 2012

farklılıklarımız



.........

farklılıklarımız





hayatı güvel ve renkli kılıyor

.........

our differences make life beautiful and colorful

Monday, May 28, 2012

Sıradan bir kaç cümle



Anlatacaklarım aslında sıradan şeyler.
Cuma günü evde temizlik vardı.
Yardıma gelen bayan, temizliğin sonlarına doğru  bana seslendi.
Elindeki gösterip bana doğru uzattı.
Ben de uzattığı şeyi aldım ve o gittikten sonra fotoğrafladım.
Son derece sıradan değil mi ?
……
Peki ya olay Vietnamda geçiyorsa..???
……
Hadi gelin yukarıdaki cümleleri tekrar okuyalım
“Cuma günü evde temizlik vardı.”
Yum adında çok tatlı bir bayan bana yardıma geliyor.
Bulut ona ismini kısa buluyor olacak ki “YUM YUM” diyor.
Vietnamlıların büyük çoğunluğu gibi Yum’unda motoru var
ve Bulut bir taraftan bunu çok karizmatik bulurken,
bir taraftan da annesinin bu yaşına gelip de motor kullanamıyor olmasına içerliyor.


“Yum, temizliğin sonlarına doğru  bana seslendi.”
Birbirimizin ismini tam telaffuz edemesekte,evde kim bağırıyorsa diğeri ona bakıyor.
O İngilizce, ben Vietnamca bilmeyince kendiliğinden böyle bir çözüm bulduk.
……
“Elindeki gösterip bana doğru uzattı.”
Yum’un yanına gittiğimde elinde sarı, kabağa benzer bir şey tutuyordu.
Daha önce hiç görmemiştim. Nereden bulduğunuda ve bana ne demek istediğini anlayamadım.
Hızlıca düşünmeye başladım;
Bu sizin mi dışarda buldum ?
Bunu biliyor musun , bizim memleketin meyvesi ?
Bu çok zararlıdır niye burada tutuyorsunuz, alıp hemen atıverin ?
vs…. diyor olabilirdi ve ya bambaşka bir şey de :)
Burada mimiklerden konuşulan konu hakkında bir ipucu edinmenizde neredeyse imkansız
çünkü devamlı gülümsüyorlar. Başta bu çok şirin gözükse de , zaman zaman zor anlarda yaşamanıza neden olabiliyor.


“Ben de uzattığı şeyi aldım ve o gittikten sonra fotoğrafladım.”
Ne yapacağımı bilemeden Yum’un uzattığı sarı “şeyi” aldım ve içeride bir yerlere koydum ayıp olmasın diye.
Ve dört gözle gitmesini bekledim.
Yum gitti hemen dışarı çıktım fotoğraf makinemle.
Önce benzerini aradım dışarıda, sonuçta bunu evden getirmiş olamazdı :)
Sonra içini açmayı düşündüm ve gidip bir bıçak aldım.


Kestiğimde bağırmamak için zor durdum.
Çünkü içindeki parlak siyah çekirdekler hareket ediyorlardı ve onları böcek sanmıştım.
ki en son kurbağa maceramızdan sonra
bir yenisini daha kaldıramazdım. ( Bunu da sonra mutlaka anlatmam lazım)
Neyseki değillerdi, sadece siyah, kaygan küçük çekirdeklerdi.
İçi kısmı son derece yumuşak ve güzel kokuyordu. ( Bu koku olayı, son tecrübemden sonra, önemli biliyorsunuz)


Sonra evin etrafını dolaşmaya başladım.
Bulut ne aradığımızı bilmeden milyonlarca soru soruyordu.
sonunda yerde küçük yeşil bizim meyveye benzer bir şey gördük.
kafamızı kaldırdık
veeee
kaynağını ve genç arkadaşlarını bulduk !!!


İşte böyle..
Herkese güzel bir hafta diliyorum…:)

………….

In fact my  short story is  very ordinary but  if you live in Vietnam, ordinary things can turn into quite interesthing things
Last Friday our helpler who name is Yum gave me something which was found by her in the garden.
I was really suprised because i haven’t seen it before .
First i didnt know what i should do with it and i ‘ve tried to understand Yum’s speech which was really difficult. ( She doesn’t know English and i dont know Vietnamese)
After Yum left home, i went to outside with my camera and took it’s photos.
When i cut it to took it’s insides photos , i was scared of its seeds which were like moving insects.
Beside this i found its smells nice and looks  beautiful. ( please remember my last experience with new fruits)
After then i’ve explored around my house and found smilar one which was green and smaller then mine.
When i lifted my head above , i saw it’s source and young friends :)
You’ve read  my short funny story ..
wishing you a happy week :)

Wednesday, May 23, 2012

mantar




Ben aslında
çok güzel bir yapının
Nha Trang Kadetralinin fotoğraflarını paylaşacaktım
ama
bu mantarları hatırlayınca
fikrimi değiştirdim.

Şimdi mantarları aldım, ayıkladım, pişirdim desem
yanında güzel orjinal bir tarifde vermek lazım
o da bende yok.
herkesin yaptığı gibi
tereyağı ve bol sarımsakla kavurdum işte.
nasıl oldu derseniz
çok güzel oldu
ama olayın benimle alakası yok
bu mantarlar çiğ bile yenir, çok lezzetli :) 


neyse lafı uzatmayayım olayın fotografik  kısmına gelelim.
ne sevimliler değil mi ?
boy boy…
desen desen…
renk renk…


mantar kültürüm yoktur
istanbulda canım ne zaman istese
ki bu çok sık olmaz, aklıma pek gelmez,
ya marketten ya da
Neslinin kayınvalidesinin tavsiyesi üzerine Eminönündeki küçücük bir tezgahtan alıyordum.
ama buraya geldiğimden beri her yerde
o kadar taze ve sevimli mantarlar görüyorum ki
her gördüğüm paketi almak alışkanlığım oldu artık.
………………..
En az lezzetleri, görünümleri kadar
fotoğraflarını çekmesi de keyifli.
her açıdan döndür döndür çek….


kesinlikle
çok fotojenikler
:) 


neredeyse haftada bitmek üzere..
ben haftasonu kartımı
hazırladım bile..
………….
Kart demişken ,
Vietnam’daki ilk ayımız bitti.
bir kutlamayı hak ettik değil mi ?
o zaman cuma günkü küçük süprizimi bekleyin :) 

………………………..
Actually , i had planned to share a very nice buildings which is Nha Trang Cathedral, with you
But when i remembered my mushrooms, i’ve changed my mind.
İt would be a very simple,if i only talk about my mushroom meal because it needs an original additional recipe beside their photos but i do not have it.
My recipe is so simple.I cooked them with butter and garlic. It was really tasty but this is my mushroom’s success , not mine :)
You can eat them even without cooked.
Anyway, let’s talk about photograpy of mushrooms :)
Their sizes,patterns,colours are so nice, aren’t they ?
When i was living in Istanbul, i used to buy them, that not happend very often, from supermarket or little shop in Eminonu which was suggestion of Nesli’s motherinlaw
Since i came here, buying these mushrooms became an habit for me :) Because beside their tastes, they are also so photogenic. you can take lots of position’s of mushrooms photos.
Almost the weekend came and our first month in Vietnam is over.
We need to celebrate it, don’t we ?
Let us wait my Friday post..i have a surprise for you … :)