Showing posts with label botz. Show all posts
Showing posts with label botz. Show all posts

Monday, December 6, 2010

HOROZ *



Horozlar kendinden emin duruşlarıyla hep hoşuma gitmiştir...
Baykuşlarımı tamamladıktan sonra horozları çalışmak istedim. Özellikle de gösterişli kuyruklarını çalışmak, üzerinde yeni sırlar denemek istiyordum.

Duruşuna, tüylerinin şekline karar verebilmek için ilk başta küçük modellerle başladım çalışmaya. İtiraf etmeliyim ki ilk horozum tavuğa daha çok benziyordu. Duruşunu tam olarak verememiştim.  Tüyleri ise son derece gösterişsiz olmuştu.

İkinci horozumun ise tüyleri yavaş yavaş istediğim gibi olmaya başlamıştı ama o da henüz tavuktan horoza geçememiş gibiydi. Bu iki horozu sırlarken horoz çalışmaktan vazgeçmek üzereydim.

Model horozlarım fırından çıktığında ise  tekrar başlamak için tüm güç ve hevesi kendimde buldum ve üçüncü horozumu çalışmaya başladım.


Tüm hevesime rağmen bu horozumu atölye sergimizin hazırlıkları sırasında yapmak zorunda kaldım. Kuyruğunu oğlum uyuduğunda salonumuzda, gövdesini ise atölyede tamamladım. Hatta birleştirmek için kuyruğunu atölyeye kahve tepsimde götürdüm. Ama tüm koşuşturmalara değdi, horozum kazasız olarak fırından çıktı. ( Kuyruğunu birleştirmemdeki sihirli dokunuşu için Tülin'e çok teşekkür ederim) 

İşte son horozum.. 






Son çalışmamı içime sinerek tamamlasamda baykuş ve horozlar galiba beni hiç rahat bırakmayacak. Çünkü hala daha büyük, daha gösterişli kuşlar yapmak, üzerlerinde yeni yeni sırlar denemek istiyorum. Sanırım bu yazılar daha çoook güncellenecek.....

Not: Çalışmamda şamotlu çamur ve Botz'un taş sırlarını (9131 Weiß Glimmer, 9144 Lehm Glimmer, 9139 Schwarz Glimmer) kullandım.

* Bu yazı ve horozlarım sevgili oğlum Bulut'a...

"Cocks seems to me, they have really confident appereanece that is why i like them  . After making my owls, i decided to make a cock. Especially i want to make its tails and to use different glazes on their feathers.
First of all  i made small models to decide how i made their posture and features. Unfortunately my first model was like a chicken rather than a cock and its feathers was not outstanding. The second one was quite succesfull and it started to look like a cock.
After glazing them, i decided to make third one but I had to make it when we prepare our ceramic exhibition. I made its tail in my home while my son was sleeping, i made its body in the studio. Although all of these tiring processes, eventually the cock was completed succesfully. ( Thanks Tülin for her helps)
 I think, i will carry on making birds and to use new glazes, because i really like to work on it.
I used Botz glimmer glazes ; 9131 Weiß Glimmer, 9144 Lehm Glimmer, 9139 Schwarz Glimmer

Sunday, November 21, 2010

DENİZ KABUKLARINDAKİ ŞEHİR... ( The City inside Shells.. )


 Galata Kulesi ve Kız Kulesini uzaktan seyretmeyi çok severim.
 Özellikle Galata Kulesinin hiç ummadığınız bir sokağın sonunda insanı karşılaması heyecan vericidir.

 Konumuyla mimarisiyle bu büyüleyici kuleler seramiğe başladığım ilk günlerden beri aklımın bir köşesindeydi.
 Nasıl yapsam da bu iki kuleyi seramikten  çalışsam diyordum kendi kendime..
 Benden önce zaten binlerce kez yapılmıştır diye düşündüğümden de çok da cesaretli değildim başlamakta.
 Belki bir şeylerle birleştirebilirdim...

 Onları Deniz Kabuklarının içine yerleştirme fikri işte böyle böyle şekillenmeye başladı.



Çalıştığım ilk büyük işler olduğundan yaparken içinde hava bırakmış olmaktan, iyi birleştirememiş olmaktan doğrusu çok korktum.  İlk pişirim kazasız sonuçlandı ve sır aşamasına geçtim.

Atölyede uygulanmış hallerini gördüğüm ve çok yakışacağını düşündüğüm taş sırlardan kullandım. Özellikle yeni başlayanlar için ve çalışmasının her bölümünü sırlamak isteyenler için çok uygun , sorunsuz sırlar. Sırlama işlemi sonrasında nemli bir süngerle silindiklerinde de çalışma ışıl ışıl , doğal bir taş gibi parıldıyor.

Vee deniz kabuklarının son hali...





Deniz kabuklarımı tamamladıktan sonra onları tamamlayacak, birbirine bağlayacak bir şeylerin eksikliğini hissediyordum.
İstanbul'un iki önemli simgesini ise ancak İstanbul Boğazı bağlayabilirdi. Ve tabi Boğaz martılarla Boğazdı.
Çalışmamı ayna ile tamamlama fikri de böyle gelişti.


 

Not : Çalışmamda şamotlu çamur kullandım. Galata Kulesinde ve Kız Kulesinde taş sırların beyaz, siyah ve kahverengisini kullandım. Kız Kulesinde ek olarak Botz 9542 Blaueffekt ve Botz 9527 Lagune sırlarını kullandım

Not 2: Bu çalışmamı kasım ayında yazmışım. Dün (15.02.2011) tekrar göz atarken yazının genel bir fotoğrafla başlamasının daha güzel olacağını düşündüm ve hemen fotoğraflarıma bakmaya başladım. Ne yazık ki deniz kabuklarının genel bir fotoğrafını çekmemişim. Detaylarla boğulmak bu olsa gerek :) İşte tam bu noktada sergimizin fotoğraflarını çeken sevgili arkadaşım Nihan ( Fotoğraf Balosu) hayatımı kurtardı. Artık yazım genel bir fotoğrafıyla başlıyor. Teşekkürler Nihan'cım :))

In İstanbul, I have allways enjoyed watching Galata Tower and Maiden's Tower . Especially, it's an amazing experience suddenly to see the Galata Tower at the end of the streets.
I had wanted to make their sculpture. However i was not enough brave to begin it, because there are so many works about them. May be i could do something different.. and i decided to placed the towers, inside the shells.
After making their sculpture, visually  i wanted to get together these towers .
Only Bosphorus and sea gull could get together İstanbul's these two significant symbols therefore i decided to used mirror with flying sea gulls ...

Saturday, November 20, 2010

GECENİN KUŞLARI ( Birds of Night..)

Size Deniz Kabuklarındaki Şehir'i anlatacaktım ama bu kuşlar beni rahat bırakmadı.
Sergimizi topladıktan sonra onları evimdeki uygun noktalara yerleştirmiş keyifle izleyi planlıyordum ama  işime  karışmaya başladılar..

Bulut'un çiftliğini yaparken içimden biraz daha büyük objeler çalışmak geliyordu.
Çalışmamda hem hayvan figürleri , hem de üzerinde biraz oynayabileceğim bir şeyler olsun istiyordum. Mimar Sinan 'lı olmamın da etkisiyle baykuşlardan bir başlayayım gerisi gelir diye düşündüm.

Öncelikle bu üç kardeşi çalışmaya başladım..




Baykuşlarımın ilk halleri hoşuma gitmişti. Fırından kazasız olarak çıktı. Sonrasında da  sırlamaya başladım. 
Sırlı pişirim sonrası ise ne yazık ki içlerinden birini elemek zorunda kaldım. En sevimli olduğunu düşündüğüm (alttaki fotoğrafta soldaki) baykuş fırından oldukça karanlık bir iş olarak çıktı.
İşte son halleri..



Bu baykuşlardan sonra ise biraz insansı özellikleri birazda fonksiyonelliği  olan baykuşlar çalışmak istedim.

Fonksiyonellik konusu hemen çözüldü, bu kadar büyük gözlerle aydınlatma elemanı olmaları gerekiyordu. İnsansı özelliklerini ise giysilerle verebilirdim diye düşündüm. Bay ve Bayan kuşum ise işte böyle ortaya çıktı.






Çalışmam bittiğinde onlara karşıdan baktıım ve  hepsini  teker teker sevdiğime karar verdim. Ama nedense içimden bir ses bayan kuşun yerinin diğerlerinden biraz daha farklı olduğunu söylüyor..

Not: Çalışmamda şamotlu çamur kullandım.Kullandığım sırlar ise Botz 9224 Aventurin, Botz 9543 Spiegelglasur. Ayrıca sırlamadığım bölümlerde demir ve bakır oksit kullandım.