Showing posts with label blue glaze. Show all posts
Showing posts with label blue glaze. Show all posts

Friday, August 3, 2012

dördüncüyü arıyorum..



Geldiğimden beri gözüm bu evde
Henüz kapılarını açık hiç görmedim ama kapalı haline bile bayılıyorum.
En çok da evinin kapılarını rengarenk boyayabilen bu insanların neşesine, medeni cesaretine!




Bu evin biraz ötesinde de ise kapıları pencereleri masmavi olan başka bir  ev  daha var.
Son derece sade ama kapıların pencerelerin mavisi insanın içini açıyor.
Bu iki evin önlerinden hep araba ile geçtiğimden aralarındaki mesafe iyice kısalıyor ve
ben onları peş peşe görüyorum.
Bitişik düzen sıralanmış evlerin gri duvarları arasındaki bu renklilik beni çok mutlu ediyor.
Sanki bu iki aile bitmeyen bir kutlama hazırlığı içindeler.




En sonunda arabadan inip onların fotoğraflarını çekebildim geçenlerde.
Eğer çekemeden dönersem  İstanbul'a çok üzüleceğim biliyorum.
Eve gelip çektiklerime, renklere bakarken bir den aklıma aşağıdaki araba geldi.
Onu da çünkü sarı rengi için çekmiştim.
Sonra onları yanyana getirdim ve aralarındaki uyumu çok sevdim.
Bence bu araba bu evsahiplerinin olmalı :)





Ama bir süre sonra  fotoğraflarda bir eksiklik  varmış gibi geldi.
eksik olan "yeşil" bence
bu kapıların, arabanın yanına  yeşil bir "şeyler" bulmam lazım.
şimdi de yeşil arıyorum gittiğim yerlerde.
"Yeşil"i bulduğumda bu dörtlüyü bastırıp duvarıma asacağım,
kendime güzel bir kahve yapıp,
hem renklerin keyfini çıkarıp,hem de bu renkli insanları anacağım.

......

Keyif demişken de
herkese keyifli bir haftasonu diliyorum..

...

Since i came to Vietnam, i love this house , although i’ve never seen it’s doors open.
And i also love their owners who have a enough courage to paint their doors with these joyfull colours.
….
 There is another house with blue doors and blue windows beyond the first house.
Therefore I’ve always passed these houses by car, the distance between them shortened for me and i’ve seen them as they were in succession
To see these colourfull houses between the gray walls makes me really happy
As if the families who live in these houses preparing for celebrations which never end.
….
At last i could take their photografs.
I would feel bad, ıf i went to Istanbul without taking any photos of these houses.
When i came home and looked my photos i remembered below car’s photo which i had taken for it’s colour
Then I brought them together and I loved the harmony between colors.
I think this yellow car’s owners should be these householders
…..
After a while it seemed there was something missing between these 3 photographs.
I think  the “green” is missing
And now i am looking for something green to complete my color series
When i find my “green”, i’ll print out them , hang on my wall ,
then make a coffee ,
enjoy these colors and remember these joyfull peoples
......
Have a pleasant weekend ..


Tuesday, January 4, 2011

Sonunda... ( The Glazed Children)


SIRLI ÇOCUKLAR..

Sonunda yeni bir işle atölyeye tekrar başlayabildim.Ne kadar mutlu olduğum sanırım anlaşılıyor fotoğraftan..
 ( Fotoğraf, seramiğe yeni başlayan  arkadaşım Harika'ya ait. Buradan tekrar teşekkürler..)


İş arkadaşım Nihan'la (ki kendisinin blogunu ziyaret etmenizi şiddetle tavsiye ederim) öğle tatillerimizde fotoğraf çekmeye karar vermiştik. Bazen insan saatlerce dolaşır tek bir kare çekemez, bazen ise konu sizin önünüze çıkıverir. İşte bu ufak kız ve kardeşleri  bizi gezdiğimiz sokakların birinde bekliyordu. Köpükler ellerinde bize ve makinelerimize baktılar şaşkın şaşkın. İnsan üzerlerinde hava şartlarına ve bedenlerine uygun  giysiler, ellerinde ise istedikleri oyuncaklar olmalı diye düşünmeden edemiyordu . O akşam eve  gittiğimde ise seramikten fotoğrafını çektiğim çocukları çalışmaya karar verdim. Ama güzel giysilerle ve renkli oyuncaklarıyla. En azından insan onlara hayal dünyasında birşeyler verebilmek istiyor..


Çalışmamda şamutlu çamur kullandım. Elime ilk çamur aldığımdan beri kızımın elinde büyük bir şeker olmasını hayal ettim..



Büyük ihtimalle büyük kardeşlerinin eski giysilerini giyen bu sevimli kız çocuğuna, fırfırlı kabarık bir elbise nasıl da yakışırdı...

İşte kızımın son hali... Şimdi yavaş yavaş kurumakta ve sihirli fırına girmek için heyecanla sırasını beklemekte. Bense ona  küçük süprizler hazırlamakla meşgulüm..


At last i started to work again and i was very happy ( you can easily understand my happiness from my  photo which was taken by my friend Harika)
www.fotografbalosu.blogspot.com) They were playing games on the street with their dirty and big clothes which may belong to their older sisters.

My new work about children . I saw them while we were taking photo near my work place  with my friend Nihan ( You can see her photos on ; 

When i want to work them i decided to give them beautiful clothes, toys..etc. even they are made of clay. Maybe i can make  them happy by this way..

Now my clay girl is waiting firing and i am thinking about new glazed suprizes to her....

Monday, December 6, 2010

HOROZ *



Horozlar kendinden emin duruşlarıyla hep hoşuma gitmiştir...
Baykuşlarımı tamamladıktan sonra horozları çalışmak istedim. Özellikle de gösterişli kuyruklarını çalışmak, üzerinde yeni sırlar denemek istiyordum.

Duruşuna, tüylerinin şekline karar verebilmek için ilk başta küçük modellerle başladım çalışmaya. İtiraf etmeliyim ki ilk horozum tavuğa daha çok benziyordu. Duruşunu tam olarak verememiştim.  Tüyleri ise son derece gösterişsiz olmuştu.

İkinci horozumun ise tüyleri yavaş yavaş istediğim gibi olmaya başlamıştı ama o da henüz tavuktan horoza geçememiş gibiydi. Bu iki horozu sırlarken horoz çalışmaktan vazgeçmek üzereydim.

Model horozlarım fırından çıktığında ise  tekrar başlamak için tüm güç ve hevesi kendimde buldum ve üçüncü horozumu çalışmaya başladım.


Tüm hevesime rağmen bu horozumu atölye sergimizin hazırlıkları sırasında yapmak zorunda kaldım. Kuyruğunu oğlum uyuduğunda salonumuzda, gövdesini ise atölyede tamamladım. Hatta birleştirmek için kuyruğunu atölyeye kahve tepsimde götürdüm. Ama tüm koşuşturmalara değdi, horozum kazasız olarak fırından çıktı. ( Kuyruğunu birleştirmemdeki sihirli dokunuşu için Tülin'e çok teşekkür ederim) 

İşte son horozum.. 






Son çalışmamı içime sinerek tamamlasamda baykuş ve horozlar galiba beni hiç rahat bırakmayacak. Çünkü hala daha büyük, daha gösterişli kuşlar yapmak, üzerlerinde yeni yeni sırlar denemek istiyorum. Sanırım bu yazılar daha çoook güncellenecek.....

Not: Çalışmamda şamotlu çamur ve Botz'un taş sırlarını (9131 Weiß Glimmer, 9144 Lehm Glimmer, 9139 Schwarz Glimmer) kullandım.

* Bu yazı ve horozlarım sevgili oğlum Bulut'a...

"Cocks seems to me, they have really confident appereanece that is why i like them  . After making my owls, i decided to make a cock. Especially i want to make its tails and to use different glazes on their feathers.
First of all  i made small models to decide how i made their posture and features. Unfortunately my first model was like a chicken rather than a cock and its feathers was not outstanding. The second one was quite succesfull and it started to look like a cock.
After glazing them, i decided to make third one but I had to make it when we prepare our ceramic exhibition. I made its tail in my home while my son was sleeping, i made its body in the studio. Although all of these tiring processes, eventually the cock was completed succesfully. ( Thanks Tülin for her helps)
 I think, i will carry on making birds and to use new glazes, because i really like to work on it.
I used Botz glimmer glazes ; 9131 Weiß Glimmer, 9144 Lehm Glimmer, 9139 Schwarz Glimmer

Sunday, November 28, 2010

MASK



Telefonla konuşurken kağıda bir şeyler karalar gibi oluştu bu masklar..
Televizyon karşısında elimde çamur  " neler yapılabiliri " düşünürken ellerimde beliriverdi bu yüzler..
Bazılarının gözleri açıktı..
Bazıları ise gözlerini yumdu ışığa..






Gözleri yapmak, bakışları izleyene vermek ne zordu !
Defalarca yaptım bozdum.
 En sonunda bakışları izleyene bıraktım.
Masklarımın içine ayna yerleştirmeye de işte böyle karar verdim.
Her maska bakan kendi bakışlarını yerleştirecek,
yarım kalan çalışmamı kendi gözleriyle tamamlayacaktı....

" Her birimizin yüzünde maskeler,
bakıyoruz birbirimize birbirimizin yüzleriyle.. "


" These masks were formed like drawing something while on the phone... Masks appeared in my hands when i was thinking what could i do.  İt was difficult to make their eyes, looks and feelings that is why i decided to replace mirror to eyes. In this way when you look at the my masks, you will see your eyes on the mask. "