Showing posts with label seramik. Show all posts
Showing posts with label seramik. Show all posts

Thursday, November 10, 2011

Yeni Çalışmalarım


evdi..okuldu..hastalıklardı derken
şu karamsar günlerimizde bir  moral olsun diye..
daha rötuşlarını bile yapmadan
paylaşmak istedim seramiklerimi..


 Bu kediyi Bulut istedi..
"tombiş tombiş" olacakmış..öyle şipariş verdi :)


Bu ahtapotu ise küpelerimi asmak için tasarladım..
Çok güzel kırmızı bir sırrım var, onu kullanmayı planlıyorum.
tabii son söz fırının..


Artık baykuşları ne kadar sevdiğimi "görmeyen duymayan bilmeyen" kalmadı.
Fazla söz söylemeyeyim üzerine, sadece yeni baykuşlarımın küçük birer habercileri olsun bunlar :)


Bu salyangoz ve tavuşkuşundan  ne zaman vazgeçerim bilmiyorum ama bu seferde onları ilk seramik tabaklarıma yerleştirmek istedim. Sanki bunlar ilk hallerinden daha çok hoşuma gitti.





Not : Çalışmalarımda Creaton'un  çamurlarından kullandım.  Bu çamurla ilk deneyimin olacak. Pişirim süreçlerini ve sonuçlarını en çok ben merak ediyorum.

i want to share my ceramics to cheer up in these sad days..
in my works i used Creaton's clay and this is my first experiens wtih this clay, so i really wonder their firing process and their results
my first tile was made for my son who desperately wants a fat cat :)
my second tile,the octopus was made as an earring keeper.
my owl series are also show how i love owls and announce my next owl works :)

last two ceramics are my first plates. i want to place my last  peacock and snail in my first plates.
i love them more than their first design.

 





Saturday, October 15, 2011

Yine yeni yeniden


Evet !!
İtiraf ediyorum ben kıskanç bir anneyim.
1,5 aylık eğitim hayatında 3 tane sırlanmış işi var Bulut'un.
O da benim kıskançlığımın farkında olsa gerek evde durup durup seramiklerini sergiliyor :)



Boynuz kulağı geçmeden artık benimde çalışma zamanım geldi.
Şaka bir yana 
Bulut'un seramiğe başlaması ve benim Stephanie Levy'nin 'creative courage' kursuna katılmamla 
eş zamanlı oldu
Kursdan aldığım cesaret ve eşimin desteği ile balkonumuzu minik bir atölyeye dönüştürdük.

Uzun zamandır el süremediğim kitaplarıma kataloglarıma göz attım...



Aletlerimi kutusundan çıkardım büyük bir özlemle....
Ve Bulut'un bir süredir bana bir şeyler anlatmaya çalıştığını fark ettim.
"ZeyMeeep... kutuya ben oturabilir miyim ?"
"Otur Bulutcum otur !, kapağınıda sıkıca kapatta üşüme :)"
İyi Haftalar.... :))



Yes ! i admit that i am jealous mum.
My son who has just started kindergarten has 3 glazed ceramics already.
and he exhibits his works everyday.

Our 'creative courage' courses encouragements and my husband's supports i have reorganized my home and made teeny weeny studio for me
I looked at my books,catalogs and touch my ceramic equipments.
Yes it's time to make ceramics.
Meanwhile suddenly i have realized my son who tried to tell me something

"ZeyMeepp..May i sit inside your box"
" Yes Bulut, you may...closed its cap, dont be cold" :))

Have a nice week...

Sunday, February 6, 2011

DEĞİŞİK

" Başka türlü bir şey benim istediğim: 
Ne ağaca benzer, ne de buluta. 
Burası gibi değil gideceğim memleket 
Denizi ayrı deniz, 
Havası ayrı hava.. 
Bir başka yolculuk dalından düşmek yere 
Yaşadığından uzun 
Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere 
Ağacın yüksekliğince 
Dalın yüksekliğince rüzgarda 
ve bir yeni ömür 
Vardığın çimen yeşilliğince  ..."

Can Yücel'in "Değişik" şiiri seramikteki bu dönemlerime ait sanki...


Belki yaptıklarımın rengini değiştirmek yeter diye düşündüm istediğimi bulmak için... Kadınlarımı öncesinde siyah çamurla çalışmıştım, bu sefer de beyaz olsunlar istedim.. Siyah çamurun sertliğinden sonra beyaz çamurun pürüzsüz ve yumuşak hali çok keyifliydi..





Bir dörtlü daha çalıştıktan sonra kurumaya bıraktım beyaz kadınlarımı..
Sonra rötuşları yapılacak ve pişecekler..
İstediğimi buldum mu ?..
Hayır !
Hala arıyorum çamurun içinde bu kadınlarla tam olarak ne yapmak istediğimi...
Galiba en güzeli de bu düşünme bekleme çalışma süreçleri...

Herkese güzel arayışlarla  dolu bir hafta diliyorum..

Tuesday, January 25, 2011


Seramiğe ilk başladığım dönemlerden beri aklımda iskambil kağıtlarıyla ilgili bir şeyler yapmak var. Ama tam olarak karar veremedim ne yapacağıma. Hala fikirler uçuşuyor ve konuyla ilgili yapılmış çalışmaları gördükçe de canım sıkılmıyor değil. En iyisi bir yerden başlamak..

Bu arada öğle tatilimizde iş yerimizdeki sıkıntılı havayı biraz olsun dağıtabilmek için seramik çalışmaya başladık. Bir yarışma programına katılmışcasına 1 saatte neler yapabileceğimizi görmek ilginç bir deneyim oluyor. Sanırım insan hiç bir süreyi küçümsememeli.

Şimdilik bir haftada çıkanlar bunlar.. Figürlerim biraz "japon japon" oldu.. Bakalım zamanla nasıl gelişecekler.



Not : İlk kez siyah çamur kullanıyorum. Edindiğimiz bilgilere göre 1000 derece de piştiklerinde rengi kahverengiye, 1100 derecede piştiklerinde ise siyaha dönüşecekler. Ben şimdilik onları siyah olmalarını ve şeffaf sırla sırlamayı planlıyorum. Siyah çamurun  şamut oranı yüksek olduğundan çalışması da çok keyifliydi.

Thursday, January 13, 2011

KUŞLAR.. (Birds)



Seramik çalışmalarımın arasına bu kuşlar kondu... İyiki de gelip avucuma konmuşlar... İnsana ne kadar da iyi geliyorlarmış..
Çalışmalarından ve yazılarından bahsettiğim arkadaşım NiHaN'a ait seramikten kuşlar yapma fikri .
Bir öğle tatilimizde arkadaşımız Nesli'nin oğlu ve benim sevgili arkadaşım Demir'in odasına şu sıralar çok da moda olan stickerlardan arıyorduk. Nesli tek tek örneklere bakarken biz de Nihan'la sohbet ediyorduk.

O sırada evinde boş olan bir duvardan ve aldığı bazı stickerların ise istediği etkiyi tam olarak veremediğinden bahsetti. Sanki duvarları üç boyutlu bir şeyler istiyordu. Sohbetimizin sonunda ise seramikten kuşlar çalışmaya karar vermiştim.

Uzun bir süredir elime beyaz çamur almadığımdan ve Nihan'ın evinin dekorasyonuna beyaz kuşların daha uygun olacağından beyaz çamurla çalışmaya karar verdim.



Çamurumu ve sırlarımı alana kadar da bir süre kuşlarımı sağa-sola çizmeye başladım. Gerçi bu eskiz aşamasından o kadar keyif aldım ki hala da çizmeye devam ediyorum...

Üç gün önce ise çizdiklerimin bazılarından çalışmaya başladım. Uzun soluklu ve karşılıklı fikir alışverişine dayalı  bir çalışma olacağından kuşlarımından bazılarını paylaşmaya ve Nihan'a buradan küçük bir süpriz yapmaya karar verdim.

İşte Sayın Balo Kuşlarınızdan bazıları..bakalım ne zaman olgunlaşıp ellerimden uçup duvarınıza konacaklar..








Sevgiler...

" The birds will be 3D wall stickers which are made for my friend. Their glazed form will be published on this pages"

Tuesday, January 4, 2011

Sonunda... ( The Glazed Children)


SIRLI ÇOCUKLAR..

Sonunda yeni bir işle atölyeye tekrar başlayabildim.Ne kadar mutlu olduğum sanırım anlaşılıyor fotoğraftan..
 ( Fotoğraf, seramiğe yeni başlayan  arkadaşım Harika'ya ait. Buradan tekrar teşekkürler..)


İş arkadaşım Nihan'la (ki kendisinin blogunu ziyaret etmenizi şiddetle tavsiye ederim) öğle tatillerimizde fotoğraf çekmeye karar vermiştik. Bazen insan saatlerce dolaşır tek bir kare çekemez, bazen ise konu sizin önünüze çıkıverir. İşte bu ufak kız ve kardeşleri  bizi gezdiğimiz sokakların birinde bekliyordu. Köpükler ellerinde bize ve makinelerimize baktılar şaşkın şaşkın. İnsan üzerlerinde hava şartlarına ve bedenlerine uygun  giysiler, ellerinde ise istedikleri oyuncaklar olmalı diye düşünmeden edemiyordu . O akşam eve  gittiğimde ise seramikten fotoğrafını çektiğim çocukları çalışmaya karar verdim. Ama güzel giysilerle ve renkli oyuncaklarıyla. En azından insan onlara hayal dünyasında birşeyler verebilmek istiyor..


Çalışmamda şamutlu çamur kullandım. Elime ilk çamur aldığımdan beri kızımın elinde büyük bir şeker olmasını hayal ettim..



Büyük ihtimalle büyük kardeşlerinin eski giysilerini giyen bu sevimli kız çocuğuna, fırfırlı kabarık bir elbise nasıl da yakışırdı...

İşte kızımın son hali... Şimdi yavaş yavaş kurumakta ve sihirli fırına girmek için heyecanla sırasını beklemekte. Bense ona  küçük süprizler hazırlamakla meşgulüm..


At last i started to work again and i was very happy ( you can easily understand my happiness from my  photo which was taken by my friend Harika)
www.fotografbalosu.blogspot.com) They were playing games on the street with their dirty and big clothes which may belong to their older sisters.

My new work about children . I saw them while we were taking photo near my work place  with my friend Nihan ( You can see her photos on ; 

When i want to work them i decided to give them beautiful clothes, toys..etc. even they are made of clay. Maybe i can make  them happy by this way..

Now my clay girl is waiting firing and i am thinking about new glazed suprizes to her....

Sunday, January 2, 2011

BULUT'UN ÇİFTLİĞİ 2 ( MY SON'S FARM 2)

Sonunda küçük hayvanlarımızın sırlanmış hallerinin fotoğrafını çekebildim. Gecikme için üzgün olduğumuzu belirtir, iyi seyirler dilerim.. :)








Küçük hayvanlarımızın içlerinde en neşelisi bu kurbağa oldu galiba.. Kurbağada efektli yeşil sır ile spiegelglasur sırrı kullandım.



Kuğuda  taş beyaz (9131 wei Glimmer) sır  kullanmıştım. Sonrasında ise 9527 Lagune ve9563 Natchblau ile canlandırmak istedim.



İlk olarak atımda demir oksit ve taş sırlardan kullanmıştım ama fırından çıktıktan sonra çok sönük göründü, Botz sırlarından 9543 spiegelglasur ise tam olarak istediğim görüntüyü verdi.



 Fotoğraftan çok anlaşılmasa da sincapın  sırrı çok hoşuma gitti. Özellikle yer yer kahverengi tonları arasındaki geçişler çok keyifliydi. Sincaptan sonra 9224 Aventurin sırrı mutlaka geniş yüzeyli bir çalışmada denemeye karar verdim.



Genel olarak taş sırların sonuçlarını sevsem de küçük hayvanlarımda pek başarılı olmadıklarını düşünüyorum. Taş sırrın sonucunu en beğendiğim iş ise bu keçi oldu. (9131 wei glimmer , 9144mlehm glimmer)



Sunday, December 19, 2010

İlk Perde Kapanıyor...



Bu yazıma kadar  sergilenen çalışmalarımı, yapım süreçlerini ve  bana hissettirdiklerini  paylaştım .
Sırada yeni çalışmalar, yeni heyecanlar var. 
Aklımda dolaşan, ellerimi kamaştıran düşünceler bende kalsın bir süreliğine daha.
Şimdi size kısa bir perde arası...
Beni izleyen herkese yürekten teşekkürler..

Evet ilk perde kapanıyor.....

 


"Now i am starting to new works.
Thanks for my readers.
Lets have a short intermission"


Sunday, November 21, 2010

DENİZ KABUKLARINDAKİ ŞEHİR... ( The City inside Shells.. )


 Galata Kulesi ve Kız Kulesini uzaktan seyretmeyi çok severim.
 Özellikle Galata Kulesinin hiç ummadığınız bir sokağın sonunda insanı karşılaması heyecan vericidir.

 Konumuyla mimarisiyle bu büyüleyici kuleler seramiğe başladığım ilk günlerden beri aklımın bir köşesindeydi.
 Nasıl yapsam da bu iki kuleyi seramikten  çalışsam diyordum kendi kendime..
 Benden önce zaten binlerce kez yapılmıştır diye düşündüğümden de çok da cesaretli değildim başlamakta.
 Belki bir şeylerle birleştirebilirdim...

 Onları Deniz Kabuklarının içine yerleştirme fikri işte böyle böyle şekillenmeye başladı.



Çalıştığım ilk büyük işler olduğundan yaparken içinde hava bırakmış olmaktan, iyi birleştirememiş olmaktan doğrusu çok korktum.  İlk pişirim kazasız sonuçlandı ve sır aşamasına geçtim.

Atölyede uygulanmış hallerini gördüğüm ve çok yakışacağını düşündüğüm taş sırlardan kullandım. Özellikle yeni başlayanlar için ve çalışmasının her bölümünü sırlamak isteyenler için çok uygun , sorunsuz sırlar. Sırlama işlemi sonrasında nemli bir süngerle silindiklerinde de çalışma ışıl ışıl , doğal bir taş gibi parıldıyor.

Vee deniz kabuklarının son hali...





Deniz kabuklarımı tamamladıktan sonra onları tamamlayacak, birbirine bağlayacak bir şeylerin eksikliğini hissediyordum.
İstanbul'un iki önemli simgesini ise ancak İstanbul Boğazı bağlayabilirdi. Ve tabi Boğaz martılarla Boğazdı.
Çalışmamı ayna ile tamamlama fikri de böyle gelişti.


 

Not : Çalışmamda şamotlu çamur kullandım. Galata Kulesinde ve Kız Kulesinde taş sırların beyaz, siyah ve kahverengisini kullandım. Kız Kulesinde ek olarak Botz 9542 Blaueffekt ve Botz 9527 Lagune sırlarını kullandım

Not 2: Bu çalışmamı kasım ayında yazmışım. Dün (15.02.2011) tekrar göz atarken yazının genel bir fotoğrafla başlamasının daha güzel olacağını düşündüm ve hemen fotoğraflarıma bakmaya başladım. Ne yazık ki deniz kabuklarının genel bir fotoğrafını çekmemişim. Detaylarla boğulmak bu olsa gerek :) İşte tam bu noktada sergimizin fotoğraflarını çeken sevgili arkadaşım Nihan ( Fotoğraf Balosu) hayatımı kurtardı. Artık yazım genel bir fotoğrafıyla başlıyor. Teşekkürler Nihan'cım :))

In İstanbul, I have allways enjoyed watching Galata Tower and Maiden's Tower . Especially, it's an amazing experience suddenly to see the Galata Tower at the end of the streets.
I had wanted to make their sculpture. However i was not enough brave to begin it, because there are so many works about them. May be i could do something different.. and i decided to placed the towers, inside the shells.
After making their sculpture, visually  i wanted to get together these towers .
Only Bosphorus and sea gull could get together İstanbul's these two significant symbols therefore i decided to used mirror with flying sea gulls ...