Showing posts with label can yücel. Show all posts
Showing posts with label can yücel. Show all posts

Friday, August 19, 2011

Gitmek...

Ben bu fotoğrafı çektiğimde sabahın ilk saatleriydi ve işe gidiyordum.

Fotoğraf aklıma  Can Yücelin  Gitmek şiirini düşürdü..

Bu dizeleri aslında pek çoğumuz biliyoruz ..
 gene de paylaşmak istedim haftasonuna beş kala .:)


Gitmek

Bugünlerde herkes gitmek istiyor.
Küçük bir sahil kasabasına,
Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara...

Hayatından memnun olan yok.
Kiminle konuşsam aynı şey...
Herşeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.

Öyle "yanına almak istediği üç şey" falan yok.
Bir kendisi.
Bu yeter zaten.
Her şeyi, herkesi götürdün demektir.
Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
Ama olmuyor.

Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor.
Yani herşeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor.

Böyle gidiyoruz işte.
Bir yanımız "kalk gidelim",
öbür yanımız "otur" diyor.

"Otur" diyen kazanıyor.
O yan kalabalık zira...
İş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
Güvende olma duygusu...
En kötüsü alışkanlık.
Alışkanlığın verdiği rahatlık,
Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
Kalıyoruz...
Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.

Evlenmeler...
Bir çocuk daha doğurmalar...
Borçlara girmeler...
İşi büyütmeler...
Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.

Misal ben...
Kapıdaki Rex'i bırakıp gidemiyorum.
Değil bu şehirden gitmek,
İki sokak öteye taşınamıyorum.
Alıp götürsem gelmez ki...
Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında,
Herkes onu, o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?

"Sırtında yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardır;
Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin,
Kendi imalatımız küfeler.

Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazım,
İnadına kök salmak lazım.

Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
Var tabii yapanlar, ama az.
Sadece kaymak tabakası.
Hepimiz kaçabilsek...
Bütçe, zaman, keyif... Denk olsa.
Gün içinde mesela...
Küçücük gitmeler yapabilsek.

Ne mümkün.
Sabah 9, akşam 18
Sonra başka mecburiyetler
Sıkışıp kaldık.
Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli
Bu kadar ağır olmamalı.

Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karşılığı, bir ömür yani.
Ne saçma...
Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba.

Ben her bahar aşık olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç,
Ama olsun... İstemek de güzel.......... Can Yücel

İyi haftasonları :))




Sunday, February 6, 2011

DEĞİŞİK

" Başka türlü bir şey benim istediğim: 
Ne ağaca benzer, ne de buluta. 
Burası gibi değil gideceğim memleket 
Denizi ayrı deniz, 
Havası ayrı hava.. 
Bir başka yolculuk dalından düşmek yere 
Yaşadığından uzun 
Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere 
Ağacın yüksekliğince 
Dalın yüksekliğince rüzgarda 
ve bir yeni ömür 
Vardığın çimen yeşilliğince  ..."

Can Yücel'in "Değişik" şiiri seramikteki bu dönemlerime ait sanki...


Belki yaptıklarımın rengini değiştirmek yeter diye düşündüm istediğimi bulmak için... Kadınlarımı öncesinde siyah çamurla çalışmıştım, bu sefer de beyaz olsunlar istedim.. Siyah çamurun sertliğinden sonra beyaz çamurun pürüzsüz ve yumuşak hali çok keyifliydi..





Bir dörtlü daha çalıştıktan sonra kurumaya bıraktım beyaz kadınlarımı..
Sonra rötuşları yapılacak ve pişecekler..
İstediğimi buldum mu ?..
Hayır !
Hala arıyorum çamurun içinde bu kadınlarla tam olarak ne yapmak istediğimi...
Galiba en güzeli de bu düşünme bekleme çalışma süreçleri...

Herkese güzel arayışlarla  dolu bir hafta diliyorum..