Showing posts with label tropical fruits. Show all posts
Showing posts with label tropical fruits. Show all posts

Tuesday, August 28, 2012

Dalları bastı... :)


Zaman nasıl da hızlı geçiyor.
Vietnam’a ilk geldiğim günlerin heyecanı ile bu tropikal meyveleri çekmeye başlamıştım.
İçleriydi, dışlarıydı,anılarıydı…geriye dönüp bir bakıyorum da bir sürü fotoğraf olmuş.

Birbirimizin nazını da epey bir çekmişiz.
Ben onları döndürüp döndürüp, kesip biçip çekmişim, onlarda kimi zaman süper modellik yapmışlar, kimi zaman elimden kayıp odanın bir ucuna fırlamışlar,
kimi zaman da ailecek bizi kokudan bayıltmışlar :) 

Artık hepsi tatlı birer anı…kitap ayracı.. ve hediye kartı oldular :)
Paylaşayım istedim.




Gönül hepsini yerinde, dalında fotoğraflamak isterdi tabii de onca zamanlık hukukumuz var, idare edin..
Artık hepsi begonvilde yetişiyor :) 


















İşte bir yazının daha sonuna geldik.
Yapımda,
yayında,
ve ne yaptığımı merak eden Vietnamlılar  ile  “anne” diye tutturan Bulut’un oyalanmasında emeği geçen herkese teşekkürü bir borç bilirim :) 


 


Monday, June 25, 2012

Sonunda yakaladım "Rambutan"


Tropikal meyveleri yazmaya başladığımdan beri arıyorum “saçaklıyı”
ama bir türlü markette bulamıyorum.
En son konservesini görünce iyice sinirlendim.




Çünkü yer gök kabuklarıyla dolu.





Galiba mevsimi geldi.
Evde konuşuyoruz
“rambutanlarda çıkmış, gördün mü?”
“gördüm, gördüm..bu yıl biraz pahalı galiba..yağmur az oldu ya bu sene ondandır”
şeklinde değil tabii..
“bir türlü bulamıyorum..şu kırmızı saçak saçak olan meyveleri markette” daha doğru bir anlatım olacak :)
neyse sonunda buldum anlayacağınız..
böyle yan yana da biraz ürkütücü duruyorlar ama
bence diğer fotoğraflarda fikriniz değişebilir




değişmeye de bilir..
tabakta da pek estetik durmuyorlar.
ama gözünüz alışınca da, en azından bana öyle oldu, insana sempatik geliyorlar.






“saçaklının” gerçek adı “rambutan”
 ve ben farkında olmadan ona doğru ismi vermişim .
Vietnam’da ona “chôm chôm” deniyor
(sanmayın ki duyduklarımdan bu tespitim, açtım Wikipediaya baktım)
 dağınık tüylü anlamına geliyormuş.
saçakları ne diken diken, ne de tüysü..
o nedenle insanı huylandırmıyor.
Gelelim içine…




Bu da soyması süper zevkli tropical meyvelerimizden.
Ufak bir kesik at kabuğuna,ayır ikiye, içinden beyaz kısmı hemen çıkıversin…tak !
Ben ki mutfaktaki rutin, tekrara dayalı  işleri hiç sevmem (bamya ayıklamak, sarma sarmak..vs), saçaklıyı soymasını çok seviyorum. Getirin önüme 3 kilo ayıklayıp ikram edeyim size :)
Fotoğrafını çekerken fark ettim;
ikiye ayrılınca kabuğu baykuşa benzemiyor mu ?
Benzetemeyenler için de biraz yardımcı olayım :) 





Tadına gelince, ilk bir şeye benzetememiştim ama şimdi oldukça seviyorum.
Bol sulu..az şekerli, hafif ..
istediğin kadar yiyebiliyorsun insanı hiç rahatsız etmiyor.




Bir de unutmadan içinde büyük bir çekirdeği var.
Aman dikkat edin yerken boğazınıza kaçmasın :) 




Bu meyveyle tropical meyvelere ara veriyorum..
Hem sanırım en ilginçlerini sizlerle paylaştım..hem de markette artık rahat rahat ,diğer bir değişle market poşetleri yanında bir de fotoğraf makinesi taşımadan, dolaşmak istiyorum :)
Haydii..hepimize güzel bir hafta diliyorum !

…………

Since i have written about tropical fruits, i have also tried to find “rambutan”
And at last i found them and now i can share their photos with you.
i think rambutan’s season has just started because everywhere full of its sheels.
Firstly you may find their appearance strange but when you adjust them you may also find them sweet..or you may not..:)
In Viet nam it’s called “chom chom”  which means “messy hair”. i think this name is really good to describe it and also i’ve called rambutan with a word which has same meaning in Turkish
Rambutan’s shell is soft and you can peel it easily and  now i find  it’s taste quite nice, although i did not like it before. İt is juicy..slightly sweetened and light.
Finally i have to inform you that do not forget it’s big kernel which can run away to your throat :)
I will have a break to share tropical fruits with you. Because i think i’ve already shared with you most interestings fruits and also i want to feel relax and comfortable (means without camera, besides shoping bags) in supermarkets :)
Wishing you a happy week !

Monday, June 18, 2012

Dragon Fruit



Ben bu fotoğrafı 2 yıl önce Amsterdam'da çekmiştim bugünlerimden habersiz :)
Şimdi ise Vietnam'dan aynı meyvenin fotoğraflarını paylaşıyorum sizlerle.
Hayat gerçekten sürprizlerle dolu :)




Neyse sadede, Dragon Fruit'e geleyim...
Ben bu meyveyi görür görmez çok sevdim.
Formu renkleri ne kadar özel değil mi ?
İnsanın yemeden önce bir süre izleyesi geliyor





sevdiğim diğer bir özelliğide
diğer tropikal meyvelerin aksine
soyarken insana kendini acemi hissettirmemesi !
Neredeyse tek bir hareketle
Vietnamlılara taş çıkartırcasına soyabiliyorsunuz.




Kabuğu yumuşak ve iç kısmı da lifli.
Kabuktaki bu lifler yer yer yenen beyaz kısmında kalıyor
Ben bu incecik pembe lifleri çok estetik buluyorum beyazın üzerinde.


 

Uzun lafın kısası
içi dışı ayrı güzel bu Dragon Fruit 'in !

 
Tadına gelince de
son derece hafif ve lezzetli.
Kivi gibi görünse de iç kısmı, çok daha hafif ve bol sulu bir meyve.
Henüz araştırmadım ama az kalorili olduğunu umarak yiyoruz biz




Hepinize çok güzel bir hafta diliyorum..:)

...........

I had taken first photo in Amsterdam 2 years ago and now i am sharing same fruit’s photos with you from Vietnam. The life is really full of surprises J
Anyway let me mention about Dragon Fruit. I love this fruit,especially it’s form and amazing colours.
You want to watch it while before you eat.
Another feature which i like that you can easily peel it unlike other tropical fruits.
Outer part of the fruit is soft and fibrous .
I find these tiny pink  fibers on the white parts of fruit very aesthetic.
Beside it’s appearance, its taste is also extremely light and delicious. Although  the inner part of fruit seems like the Kiwi, it’s taste is much lighter than Kiwi
I have not searched it yet but we hope that it has  low-calorie.

I wish you all a very good week :)

Monday, May 28, 2012

Sıradan bir kaç cümle



Anlatacaklarım aslında sıradan şeyler.
Cuma günü evde temizlik vardı.
Yardıma gelen bayan, temizliğin sonlarına doğru  bana seslendi.
Elindeki gösterip bana doğru uzattı.
Ben de uzattığı şeyi aldım ve o gittikten sonra fotoğrafladım.
Son derece sıradan değil mi ?
……
Peki ya olay Vietnamda geçiyorsa..???
……
Hadi gelin yukarıdaki cümleleri tekrar okuyalım
“Cuma günü evde temizlik vardı.”
Yum adında çok tatlı bir bayan bana yardıma geliyor.
Bulut ona ismini kısa buluyor olacak ki “YUM YUM” diyor.
Vietnamlıların büyük çoğunluğu gibi Yum’unda motoru var
ve Bulut bir taraftan bunu çok karizmatik bulurken,
bir taraftan da annesinin bu yaşına gelip de motor kullanamıyor olmasına içerliyor.


“Yum, temizliğin sonlarına doğru  bana seslendi.”
Birbirimizin ismini tam telaffuz edemesekte,evde kim bağırıyorsa diğeri ona bakıyor.
O İngilizce, ben Vietnamca bilmeyince kendiliğinden böyle bir çözüm bulduk.
……
“Elindeki gösterip bana doğru uzattı.”
Yum’un yanına gittiğimde elinde sarı, kabağa benzer bir şey tutuyordu.
Daha önce hiç görmemiştim. Nereden bulduğunuda ve bana ne demek istediğini anlayamadım.
Hızlıca düşünmeye başladım;
Bu sizin mi dışarda buldum ?
Bunu biliyor musun , bizim memleketin meyvesi ?
Bu çok zararlıdır niye burada tutuyorsunuz, alıp hemen atıverin ?
vs…. diyor olabilirdi ve ya bambaşka bir şey de :)
Burada mimiklerden konuşulan konu hakkında bir ipucu edinmenizde neredeyse imkansız
çünkü devamlı gülümsüyorlar. Başta bu çok şirin gözükse de , zaman zaman zor anlarda yaşamanıza neden olabiliyor.


“Ben de uzattığı şeyi aldım ve o gittikten sonra fotoğrafladım.”
Ne yapacağımı bilemeden Yum’un uzattığı sarı “şeyi” aldım ve içeride bir yerlere koydum ayıp olmasın diye.
Ve dört gözle gitmesini bekledim.
Yum gitti hemen dışarı çıktım fotoğraf makinemle.
Önce benzerini aradım dışarıda, sonuçta bunu evden getirmiş olamazdı :)
Sonra içini açmayı düşündüm ve gidip bir bıçak aldım.


Kestiğimde bağırmamak için zor durdum.
Çünkü içindeki parlak siyah çekirdekler hareket ediyorlardı ve onları böcek sanmıştım.
ki en son kurbağa maceramızdan sonra
bir yenisini daha kaldıramazdım. ( Bunu da sonra mutlaka anlatmam lazım)
Neyseki değillerdi, sadece siyah, kaygan küçük çekirdeklerdi.
İçi kısmı son derece yumuşak ve güzel kokuyordu. ( Bu koku olayı, son tecrübemden sonra, önemli biliyorsunuz)


Sonra evin etrafını dolaşmaya başladım.
Bulut ne aradığımızı bilmeden milyonlarca soru soruyordu.
sonunda yerde küçük yeşil bizim meyveye benzer bir şey gördük.
kafamızı kaldırdık
veeee
kaynağını ve genç arkadaşlarını bulduk !!!


İşte böyle..
Herkese güzel bir hafta diliyorum…:)

………….

In fact my  short story is  very ordinary but  if you live in Vietnam, ordinary things can turn into quite interesthing things
Last Friday our helpler who name is Yum gave me something which was found by her in the garden.
I was really suprised because i haven’t seen it before .
First i didnt know what i should do with it and i ‘ve tried to understand Yum’s speech which was really difficult. ( She doesn’t know English and i dont know Vietnamese)
After Yum left home, i went to outside with my camera and took it’s photos.
When i cut it to took it’s insides photos , i was scared of its seeds which were like moving insects.
Beside this i found its smells nice and looks  beautiful. ( please remember my last experience with new fruits)
After then i’ve explored around my house and found smilar one which was green and smaller then mine.
When i lifted my head above , i saw it’s source and young friends :)
You’ve read  my short funny story ..
wishing you a happy week :)