Showing posts with label nha trang da hayat. Show all posts
Showing posts with label nha trang da hayat. Show all posts

Friday, October 12, 2012

Unutulmuş bir yazı...



Yazılarımı, fotoğraflarımı düzenlemeye başladım yavaş yavaş.
(gerçekten inanılmaz yavaş yapıyorum)
Her bir klasörü tek tek açıyorum, düzenlemek yerine ise anılarımızı tazeleyip kapatıyorum.
Bu düzenleme işi yıllar alır gibi geliyor :)

İşte arşiv çalışmalarımdan çıkan, epey bir önce yazdığım bi yazı…




“Ben çocukluğumdan beri hep kent merkezlerine yakın yerlerde yaşadım, çocuk sesi, araç sesi hep baskın oldu günlük yaşamımda.
Vietnam’da ise sırtımız dağa yaslı, yüzümüz denize dönük, sessiz sakin yaşıyoruz.
İlk başlarda her evden dışarı çıkışımda “burada insanın ömrü uzar..” desem de, bir süre sonra alıştığım  kalabalığı ve gürültüyü aramaya başladım.
Nereden mi çıktı bunlar ?
Bu sabah eşim evden çıkarken “uzaktan gelen inşaat sesleri beni mutlu ediyor biliyor musun” dedi.




Daha önce fark etmediğim bir şeyi fark ettim birden.
İnsan  oynayan çocukların , araçların  ve inşaatların sesleri  ile aslında yalnız olmadığını hissediyor.




 Kötü alışmışız galiba bu kalabalık, karmaşa içinde yaşama… “




…




…




Gördüğünüz gibi Vietnam’da inşaatlar memleket hasretine çok iyi geliyor.
Her köşesi  “bana bi’şey olmaz abi” diyor, ülkem kokuyor :) “

Hepinize
İyi haftasonları !




Monday, October 1, 2012

Sokak Satıcıları...





Sizi bilmem ama ben bayılırım sokakta satılan şeylere, sokak satıcılarına…Almasam bile saatlerce inceleyebilirim tezgahları…Ne kadar karışıksa benim için o kadar makbuldur…dolaşır dururum tezgahın etrafında. Genelde satıcıları da enteresan tiplerdir, görmüş geçirmişlerdir. eğer vaktiniz varsa dinlemeye de değerdir anlattıkları :)




Vietnam sokak satıcıları konusunda bir cennetti benim için. Bir kere fotoğraf çekmenize bırakın kızmayı bayılıyorlar (her türlü işbirliğine hazırlar), ürün yelpazeleri çok geniş ve sektör sektör ayrılmışlar ve de en önemlisi hiç bir şey almasanız bile sizinle iletişime devam ediyorlar.  (Tabii ciddi ciddi bir şeyler alacaksanız da aman dikkat, bol sıfırlı paralarında biraz uyanık olmakta ve sıkı bir pazarlık yapmakta fayda var)


Benim favorilerimden seyyar “book exchange” büroları.
Bir kere okumadan satmıyorlar kitabı, yarısında beğenme iade et geri alıyorlar,
sen deniz-kum-güneş tatil yaparken onlar yanına kadar gelip her dilde hizmet veriyorlar,
daha ne olsun değil mi ?




bayıldığım diğer grupta çerezciler.
Mesela “iki” arkadaş oturuyorsunuz, denizi, gelen geçeni seyrediyorsunuz,laf arasında da bir şeyler atıştırmak istediniz, çağırıyorsunuz hemen en yakın çerezciyi (ki epey bir yakınlar birbirlerine), “göz kararı” alıyorsunuz istediğiniz çerezi, başlıyorsunuz yemeye
ve devam ediyorsunuZ “üç” kişi sohbete :) 




Hadi fındık fıstık “light” şeyler, bir de pahada hafif yükte ağır ürünler var.
Patates olsun, mısır olsun,alırken , pazarlık ederken dikkatli olmak gerekir :) 




Bir de bana çocukluğumu anımsatan satıcılar var.
Artık satılıyor mu bilmiyorum ama ilkokulda, ders çıkışında almaya bayılırdım bu pamuk şekerleri.
Sanırım bir şeyleri öğrenmek (katkı maddesi,hijyen..vs) hayatı epey sıkıcı kılıyor.




Tam olarak emin olmasam da
sanırım bazılarının da evlere,iş yerlerine servisi var :)
Merak edenler için güneş gözlüğü satıyor.





Başta da belirttiğim gibi her bir satıcı işini büyük bir ciddiyetle yapsada
ayrıca öne çıkanlarda oluyor :)
İşinin tüm sorumluluğunu omuzlarında hissetmek böyle bir şey !




Sahildeki satıcıları ise ayrı bir yazıya bırakıyorum.
Çünkü sattıkları da, bizzat kendileri de bunu hak ediyor !




Herkese İyi Haftalar…


Monday, August 13, 2012

Başka türlü bir şey benim istediğim


Bu satırları okuduğunuza göre
deniz, kum ,güneş yan gelip yatmıyorsunuz.

ve

zorlanarak haftaya başlamaya çalışıyorsunuz.

O zaman takalım pembe gözlüklerimizi
ve olayı algılayışımızı değiştirelim.


 

Günlerden pazartesi bile olsa :)
İyi haftalaaaar...