Tuesday, November 16, 2010

TAVUSKUŞU ( Peacock )


Seramikle tanıştıktan kısa süre sonra izlediğim bir sergide sırların uçsuz bucaksız dünyasını keşfettim.
Yalın bir formun sırla son derece ihtişamlı bir hal alması çok şaşırtıcıydı.

İlk fırsatta rengiyle öne çıkan bir şeyler yapmam gerekiyordu.
Düşünme-araştırma sürecinden sonra Tavuskuşu duvar panosu yapmaya karar verdim.
Bu çalışma da bana Sır'ın sırrını, son sözü kendisinin söylediğini öğretti.

Tavuskuşunun yapım aşamaları tek kelimeyle harikaydı. Öğrendiklerimi uyguluyordum, doku denemelerine başlıyordum. Ve yaptıklarım çok içime siniyordu.  Biskivü pişiriminden sonra ise ellerim onu sırlamak için sabırsızlanıyordu.


Tavuskuşumu  büyük bir keyifle sırladım ve yeni yapacağım işi düşünmeye başladım. Sonuçta sadece fırından çıkmasını beklemek kalmıştı.

Fırından çıkan tavuskuşunu ilk gördüğümde hissettiklerimi ise herhalde hiç unutamıyacağım.
Benim göz alıcı kibirli kuşum 100 derecede yıkanmış narin bir kumaş gibi çıkmıştı fırından !

Hemen atölyedeki şüpheli olabilecek kişileri düşünmeye başladım. Sonuçta biri fırına girip tavuskuşumun renklerini , huyunu suyunu değiştirmiş olmalıydı.


Durumu kabullenip, sırların ve fırının önünde eğilmem biraz zaman aldı. Sonrasında da sır denemelerine başladım.

Sayısını yazamıyacağım hayal kırıklıklarımdan sonra ise Tavuşkuşum tüylerini bir yelpaze gibi açtı, renkleri canlandı, gözleri parladı ve şimdi Bodrum'da bir sanatseverin evinde mağrur bir şekilde duruyor.




İstanbul'dan selam olsun ona...

3 comments:

Zeynep said...

Zeynepcim harika bir çalışma..eserlerin içinde favorimdi. Sabrının sonucunda harika bir eser çıkarmışsın, yeni çalışmalarını sabırsızlıkla bekliyorum..

zeynep said...

Çok teşekkür ederim. Yeni yıla yeni çalışmalarla başlamak istiyorum bende ...

Nuriye said...

çok güzel yaratıcılığın mükemmel
seni kutluyor.devamını bekliyorum